İçeriğe geç

Tazminatsız işten atılma sebepleri nelerdir ?

Tazminatsız İşten Atılma Sebepleri Nelerdir? İşin Sonu Bazen Komik, Bazen Üzücü

Evet, yazıya başladım ama şimdi aklımda tek bir soru var: “Beni gerçekten kimse işten atabilir mi?” Yani, bu yazıyı yazarken kendimi bir anda ofiste bulup “hadi bakalım, seni tazminatsız atıyoruz!” diyen bir yöneticinin karşısında hayal etmeye başladım. Korkmam gerekmez mi? Neyse, bu yazı aslında biraz da sizinle bu konuda sohbet etmek ve belki de yüzünüzü güldürmek için. İşin aslını soracak olursanız, tazminatsız işten atılma sebepleri nelerdir? diye soran birisi, galiba iş dünyasının kara kutularına da ilgi duyuyor. Ama işin içinde bir de espri varsa, benim için zaten her şey daha eğlenceli. Gelin, hep birlikte tazminatsız işten atılma sebeplerini mizahi bir dille inceleyelim.

1. Sabahları Yavaş Kalkmak (Yavaş Hareket Etmek)

Bir sabah işe geç kaldım, biraz da sinirliyim, biraz da uykusuzum. Zaten ofisle olan ilişkim, sabahları hemen başlamak yerine daha çok “ofise varınca bir çay içeyim, sonra çalışırım” tarzı. Tabii ki patron bu durumu fark etmişti. Bir gün ofise geldiğimde, gözlerim hala uykulu, kahve bardağım elimde. Hani o tanıdık “ne yapıyorum ben burada” bakışım var. Patron da gülümsedi, ama gülümsemesi bana pek de güven vermedi.

Patron: “Günaydın, biraz geç kaldın gibi, değil mi?”

Ben: “Sabah uyandım, işte biliyorsun, mesai saati var da…”

Patron: “Evet, mesai saati var. Ama gözlerini açmadan ofise gelip, sonra da sabah uykusu hâlinde iş yapmaya çalışmak bir müddet daha sürdüremeyeceğin bir şey. Bu yüzden biraz mesaiyi daha geç yapmanı öneriyorum. İstersen sabah geç kalkmaya devam edebilirsin, ama tazminat falan olmaz.”

Yavaş hareket etmek, iş dünyasında büyük bir felakettir. “Tazminatsız işten atılma sebepleri nelerdir?” sorusunun en başında, sabahları yavaş kalkmak ve uyandırma servisinden faydalanmamayı ekleyebilirim. İşinize saygınız varsa, sabahları uyanıp biraz daha hızlı olmanız gerektiği kesin. Eğer yoksa, belki de bu yazının sonunda, sabah uykularınızın size pahalıya mal olabileceğini anlamışsınızdır.

2. Ofiste ‘Hızlı Teslimat’ Kriterlerine Uymamak

Açık konuşalım, hepimiz bazen işlerimizi “hızlıca halledelim” diye aceleyle yaparız. Fakat işin içine biraz daha “işten kaçma” eklersek, sonuç tahmin edilebilir. Bir arkadaşım vardı, ofiste her zaman işleri son dakikaya bırakırdı ve son dakika stresiyle her şeyi sanki sihirli bir şekilde yapabilirdi. Herkes ona “Speedy Gonzales” derdi, çünkü işin tamamlanması her zaman bir hız mücadelesiydi, ama işin sonunda hep “hızlı teslimat” sözleşmesine takılırdı.

Bir gün, patron ona biraz gözdağı verdi.

Patron: “Bir şey söyleyeceğim, hani senin ‘gizli’ yeteneklerin var ya… Evet, onları kullanma zamanı geldi. Ama hız konusunda işler o kadar da hızlı gitmiyor, bu yüzden biraz daha dikkatli ol. Hızlı teslimatlar, tazminatsız atılma sebebi olabilir.”

Tabii ki o arkadaşım bunu anlamadı. Neyse ki hızla gittiği yere kadar gitti. Ama unutmayın, iş yerinde işlerin hızlı bitmesi kadar doğru ve kaliteli bitmesi de önemlidir. Bir süre sonra bu arkadaşımız “çalışkan ama başarısız” kategorisine girmeye başladı ve sonunda işler tıkandı.

3. Sürekli Telefonla Oyun Oynamak

Beni tanıyanlar bilir, sürekli telefonla oyun oynayan bir tip değilim. Ama işin ciddiyetine varan anları yaşadım. O kadar oyun oynayan biri var ki, belki “tazminatsız işten atılma sebepleri nelerdir?” diye sorarken, telefonla oyun oynama alışkanlığının fazla ilerlediğini düşünebiliriz.

Bir gün patron çok sinirlendi ve dedi ki:

Patron: “Arkadaşlar, ofiste telefonla oyun oynamak yasak. Bunu yazılı olarak duyurmak zorunda kaldım. Sonuçta iş yerinde sosyal medya takılma saatlerimiz belli, ama oyun saati yok. Eğer işler düzgün gitmezse, sonuçları olacağını bilmelisin.”

Ve dediği gibi oldu. Bu kişi işten atıldı. Çünkü sürekli oyunda olan birinin iş verimliliği üzerine ciddi bir açıklama yapmak mümkün değil. Bir oyun bağımlısının çalıştığı ofis pek verimli olmuyor, hele ki oyunlar her an hayatınızdaki öncelikli şeylerden biri haline gelirse.

4. Yaratıcı Fikirler Üretmek Ama Uygulamamak

Bir diğer ünlü “tazminatsız işten atılma sebebi” ise yaratıcı fikirler üretmek, ancak bu fikirleri bir türlü uygulamamak. Hani o iş yerinde her fikrinizi söylüyorsunuz ve sonra patrona bakıyorsunuz, patron “hadi bakalım” diyor ama siz bir türlü harekete geçemiyorsunuz. Bu da ofis ortamında klasik bir durumdur.

Ben de mesela, toplantılarda çok yaratıcı fikirler üretiyorum ama uygulama kısmı biraz eksik kalıyor. Bir gün de patron bunu fark etti ve şöyle dedi:

Patron: “Ya senin her toplantıda müthiş fikirlerin var, ama uygulamaya geçiremiyorsun. O yüzden, biraz da gerçek iş yapmak gerekiyor, yoksa işten atılabilirsin. Bir insanın sadece fikir üretmesi yetmez, o fikirlerin de hayat bulması gerekir.”

Ben de düşündüm, “Evet, aslında işte benden biraz daha iş bekleniyor, ama ben de o kadar yaratıcı değilim, neyse…”

Yaratıcı olmak güzel, ama bazen fikirlerinizi uygulamak en az fikir üretmek kadar önemlidir. Herkesin “bunu yaparım, şunu yaparım” dediği bir ortamda, o fikirleri hayata geçirmek önemli.

5. Herkese ‘Fırtına Gibi’ Davranmak Ama Hiçbir Şey Yapmamak

Ve son olarak, en çok karşılaşılan durum: “Herkese karşı fırtına gibi davranıp, hiç bir şey yapmamak!” Bunun ne demek olduğunu belki herkes anlamaz. İş yerinde sürekli sesinizi yükseltip, kendinizi her konuda haklı görüyorsunuz, ama sonrasında işler hep bir şekilde eksik kalıyor. Patron size bir görev veriyor ama siz her seferinde “hemen yaparım” diyorsunuz, ama sonrasında yapmıyorsunuz.

Patron: “Herkesin ortamda şikayetçi olduğu birine sürekli geçiştirilen işler verilemiyor. Ne yaparsan yap, sonuç yok.”

İşte, fırtına gibi esip ama hiçbir şey yapmamanın sonu; “tazminatsız işten atılma sebepleri nelerdir?” sorusunun belki de en klasik cevabıdır.

Sonuç: İş Dünyasında Tazminatsız Atılma ve Hayat Dersleri

Her şeyin biraz mizahi olduğunu söylemek lazım ama iş dünyasında tazminatsız işten atılma sebebi; sadece tembellik, yaratıcı fikir eksikliği, ya da bir işin ciddiyetine varamamak değildir. İş hayatında her şeyin bir dengesi vardır. İşinize saygı göstermek, verimli olmak, düzgün iş yapmak ve tabii ki zamanında çıkmamak gibi adımlar, hem sizin hem de çevrenizdeki herkesin hayatını kolaylaştırır. Ama unutmayın, bazı hatalar geri dönüşsüz olabilir.

Şimdi, tazminatsız atılma hikâyelerini yazdım ama işin özü şu: Hayat her zaman şanslı bir oyun değil, ne kadar düzgün oynarsanız, o kadar az hata yaparsınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
https://grandoperabet.net/Türkçe Forum