Gümrük Yasası Ne Zaman Oldu? (Ve Ben Neden Bunu Düşünürken Simit Almaya Bile Karar Veremiyorum?) Durmaenerji ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Gümrük yasası ne zaman oldu” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. İzmir’de yaşayınca insanın zihni sürekli ikiye bölünüyor. Bir taraf “deniz kenarında çay içelim” diyor, diğer taraf “ama rüzgâr var, saçım bozulur, toplumsal statüm çöker” diye panik atak provası yapıyor. Ben de tam olarak bu iki uç arasında gidip gelen biriyim. Geçen gün Karşıyaka sahilde otururken arkadaşım hiçbir alakasız anda sordu: “Gümrük yasası ne zaman oldu ya?” Ben de öyle bir an durdum ki… martı bile uçuşunu yeniden planladı. Çünkü…
Yorum BırakEnerji Dolu Fikirler Yazılar
Durmaenerji takipçilerine merhaba! Bu yazımız “516 hangi hat” konusunu seven herkes için hazırlandı. 573 Hangi Hat? Bir Otobüs Numarasının Hayatımı Nasıl Felsefi Bir Krize Dönüştürdüğü İzmir’de yaşıyorsan bazı şeyleri hiç sorgulamazsın: rüzgâr neden bu kadar sert, deniz neden her zaman “bugün de dalgalıyım” modunda ve otobüsler neden hep senin koştuğun anda hareket eder. Ama bir gün bir şey olur. Telefonunu çıkarırsın, uygulamaya girersin, gözlerin o masum rakamı görür: 573 hangi hat? Ve o an hayat durur. Sadece otobüs değil… sanki evren sana kısa bir “emin misin?” bakışı atar. İzmir’de Otobüs Numaralarıyla İlişki Kurma Evresi İzmir’de büyüyen biri olarak şunu net…
Yorum BırakTürkçede kaç çeşit kip vardır? Dilin zamanı ve niyeti anlatma biçimi Merhaba! Durmaenerji sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Türkçede kaç çeşit kip vardır” var. Günlük hayatta çoğu zaman fark etmeden konuşuyoruz ama aslında her cümlede küçük bir zaman makinesi ve niyet pusulası taşıyoruz. “Gidiyorum”, “gideceğim”, “gitmeliyim” gibi ifadeler sadece eylemi değil, o eyleme bakış açımızı da anlatıyor. Bursa’da yaşayan, sabah metroda kahveyle işe yetişmeye çalışan biri olarak şunu çok net gözlemliyorum: İnsanlar aslında sadece ne yaptıklarını değil, nasıl yaptıklarını da anlatıyorlar. İşte tam bu noktada “Türkçede kaç çeşit kip vardır?” sorusu devreye giriyor. Kip dediğimiz şey, fiilin zamanını ve konuşanın…
Yorum BırakKeçi sütü neden gaz yapar? Günlük hayat, beden deneyimi ve toplumsal eşitsizlikler üzerine bir İstanbul gözlemi İstanbul’da sabah metroya bindiğimde insanların yüzlerine bakıyorum. Herkesin bir yerlere yetişme telaşı var ama aynı zamanda herkes kendi bedeninin sessiz hikâyesini de taşıyor. Son zamanlarda sık duyduğum bir konu var: Keçi sütü neden gaz yapar? Bu soru ilk bakışta sadece beslenmeyle ilgili gibi duruyor. Ama sahaya, sokağa, işyerine ve insanların gerçek yaşamlarına baktıkça bunun çok daha geniş bir anlam taşıdığını görüyorum. Çalıştığım sivil toplum alanında farklı toplumsal gruplarla temas halindeyim. Göçmenler, öğrenciler, düşük gelirli aileler, şehirli beyaz yakalılar… Hepsinin ortak ama farklı biçimlerde yaşadığı…
Yorum BırakYaşın Ötesinde Bir Soru: “Anakin kaç yaşında?” Ne Demektir? Merhabalar! Durmaenerji ekibi bu yazıda Anakin kaç yaşında hakkında merak edilenleri toparladı. Bazen en basit görünen sorular, felsefenin en derin çatlaklarını açar. Bir çocuğun bir yetişkine sorduğu “kaç yaşındasın?” sorusu bile, yalnızca bir sayı değil; zamanın, varoluşun ve bilginin nasıl kavrandığına dair örtük bir sorgudur. “Anakin kaç yaşında?” sorusu da bu bağlamda yalnızca biyografik bir bilgi talebi değildir; aynı zamanda zamanın ne olduğu, bilginin nasıl kurulduğu ve varlığın nasıl anlam kazandığı üzerine bir felsefi davettir. Bu soruya yaklaşırken etik, epistemoloji ve ontoloji gibi üç temel felsefi alanı ayrı ayrı düşünmek gerekir.…
Yorum BırakHristiyanlar cenaze yıkar mı? Küresel ve yerel bakışla anlamaya çalışmak Durmaenerji ailesi merhaba! Bu içeriğimizde “Hristiyanlar cenaze yıkar mı” konusunu tüm detaylarıyla inceliyoruz. Bazı sorular var ki ilk bakışta çok basit görünüyor ama içine girdikçe kültür, inanç, tarih ve hatta coğrafya arasında geniş bir yolculuğa dönüşüyor. “Hristiyanlar cenaze yıkar mı?” sorusu da tam olarak böyle. Bursa’da yaşayan, gün içinde işine gidip gelen, akşam haberleri ve dünya gündemi arasında gidip gelen biri olarak bu konuya baktığımda, aslında sadece bir dini uygulamayı değil, çok daha geniş bir kültürel sistemi anlamaya çalıştığımı fark ediyorum. Çünkü cenaze ritüelleri, bir toplumun ölümle nasıl baş ettiğini,…
Yorum BırakDurmaenerji ziyaretçileri için hazırlanan bu yazı, Tanık gösterme ve örneklendirme arasındaki fark nedir konusuna netlik kazandırmayı amaçlıyor. Tanık Gösterme ve Örneklendirme Arasındaki Farkın Tarihsel Serüveni Geçmişi anlamak, yalnızca olup biteni sıralamak değil; insanın düşünme biçimlerini, anlatma tekniklerini ve ikna yollarını bugüne taşıyan görünmez bağları çözmektir. Antik Dünyada İkna Sanatı: Tanıklığın Otoritesi ve Örneğin Gücü Tanık gösterme ve örneklendirme arasındaki ayrımın kökleri, Antik Yunan retoriğine kadar uzanır. Aristoteles, Retorik adlı eserinde ikna yollarını üçe ayırırken “ethos”, “pathos” ve “logos” arasında tanıklıkların özellikle ethos alanına yakın durduğunu ima eder. Çünkü tanık gösterme, bir iddianın doğruluğunu kişisel bir otoriteye ya da görgüye dayandırır.…
Yorum BırakAmber Kokusu Neyi Temsil Eder? Duyular, Bellek ve Öğrenme İnsan öğrenmesi yalnızca zihinsel bir süreç değildir; duyular, deneyimler ve duygular bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır. Bilgi çoğu zaman soyut bir veri olarak değil, bir anı, bir his ya da bir çağrışım olarak zihinde yer eder. Bu bağlamda “amber kokusu neyi temsil eder?” sorusu yalnızca bir koku betimlemesi değil, aynı zamanda öğrenmenin nasıl gerçekleştiğine dair derin bir pedagojik tartışma alanı açar. Amber kokusu genellikle sıcaklık, derinlik, huzur ve zamansızlık ile ilişkilendirilir. Doğuda ve Batı’da farklı kültürel kodlarla yorumlanan bu koku, çoğu zaman güven, içsel denge ve duygusal süreklilik hissi uyandırır. Eğitim bağlamında…
Yorum Bırak38 derece ateşte hastaneye gidilir mi? Günümüzden Geleceğe Uzanan Bir Sağlık Sorusu Ankara’da yaşayan 28 yaşında biri olarak, sağlıkla ilgili en basit görünen soruların bile aslında hayatın ritmini nasıl etkilediğini son yıllarda daha net fark ediyorum. Özellikle “38 derece ateşte hastaneye gidilir mi?” sorusu, sadece tıbbi bir eşik meselesi değil; günlük hayatın akışı, iş düzeni, hatta gelecekte nasıl yaşayacağımızla ilgili daha geniş bir tartışmanın kapısını aralıyor. Bir akşam işten döndüğümde kendimi halsiz hissettiğimde termometreye baktığımda 38’i gördüğüm anı hatırlıyorum. O an zihnimde tek bir soru vardı: “Şimdi hastaneye gitmeli miyim, yoksa evde beklemek yeterli mi?” Bu sorunun net bir cevabı…
Yorum BırakKaynak Kıtlığı, Seçimler ve Alüminyum Folyo Üzerine Ekonomik Bir Düşünme Deneyi Durmaenerji ailesine selam! Bugün gündemimizde Alüminyum folyo yalıtkan mıdır var ve detaylara birlikte bakıyoruz. Günlük yaşamda sıradan görünen bir malzemenin bile ekonomiyle nasıl derin bir ilişkisi olduğunu fark etmek için bazen mutfak dolabını açmak yeterlidir. İnce bir metal tabaka olan Alüminyum folyo, çoğu zaman yiyecek saklama amacıyla düşünülür; ancak son yıllarda “ısı yalıtım malzemesi olarak kullanılabilir mi?” sorusu, özellikle maliyet baskılarının arttığı dönemlerde daha sık gündeme gelir. Bu soru yalnızca teknik bir malzeme tartışması değildir; aynı zamanda fırsat maliyeti, piyasa dengesizlikleri ve toplumsal refah gibi ekonomik kavramların kesişim noktasında…
Yorum Bırak